Kolajen ile Yüz Gençleştirme

Kolajen ile Yüz Gençleştirme

Kolajen ile yüz gençleştirmek mümkün mü? Cildimiz hangi faktörlerden etkilenerek yaşlanma belirtileri gösteriyor? Kolajen kullanımı ile ilgili yapılan araştırmalarda kolajenin cilt üzerindeki etkileri nelerdir? Tüm bu soruların cevaplarını ve daha fazlasını sizler için hazırladığımız blog yazımızda bulabilirsiniz. (Okuma süresi : 2dk)


Cilt , dermatolojik nedenlerden kaynaklanan bozulmalara maruz kalır. Bunun sebebi yaşlanmaya bağlı olabilecekken, besleme düzeni, çevresel faktörler ve vücudun genetik yapısı da olabilir. Bu bozulmalar özellikle yüzdeki yaşlanmanın yaklaşık % 80-90’ının UV kaynaklı olduğunu söyleyebiliriz ki buna “Fotoyaşlanma” denmektedir. [1]

 

 

Ayrıca çevresel koşullardan (rüzgar, klima vb.)ve  veya dışsal yaşlanma(sigara , alkol, stres, uykusuzluk ) gibi faktörler cildin kalınlaşmasına  ve kahverengi lekelerin oluşmasına neden olur.[2]

Yaşlanma sürecinde, sigara ve alkol, vücuttaki oksijen azlığı, beslenme yetersizlikleri ile güneş ve diğer dış etkenler nedeniyle 20’li yaşların ortalarından itibaren vücutta kolajen sentezi azalır Kronolojik yaşlanma genetik programa bağlı olduğundan sonuçları bireysel farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar kolajen ve elastindeki biyokimyasal değişikliklere bağlı olmakla birlikte deri, deri ekleri, sinirler ve deri fonksiyonlarını etkilemektedir.

Kolajen kaybı sonucunda deri esnekliğini, parlaklığını ve yumuşaklığını kaybeder, donuklaşır, kırışır ve kahverengi lekeler başta olmak üzere renk değişiklikleri oluşur. Bunun sonucunda deride sarkmalar ve kırışıklıklar meydana gelmektedir.

Kolajenin besin yoluyla alınmasının cilt kusurları ile bağ doku ve eklem rahatsızlıkları üzerinde olumlu etkilerinin olup olmadığı ile ilgili araştırmalar yapılmıştır;

Japonya’da gerçekleştirilen bir araştırmada günlük oral yolla kolajen alımı sonrası UV-B ışınlarından zarar görmüş olan deri üzerindeki etkisi incelenmiştir. In vivo ve su tutma kapasitesi ölçümü metotları uygulanarak kolajen hidrolizatının beslenme açısından yararlı, UV-B hasarı ve foto-yaşlanmaya bağlı olarak oluşan cilt kusurlarında iyileşme sağladığı ve derinin su tutma kapasitesinin arttığı ortaya koyulmuştur

Japonya’da gerçekleştirilen bir başka çalışmada ise besin yoluyla kolajen alan kadınların ciltlerinin su tutma kapasitesinin, kolajen hidrolizat tüketmeyenlere oranla arttığı belirlenmiştir.

Yapılan klinik çalışmalara göre kolajen hidrolizatın olumlu etkilerinden faydalanmak için düzenli ve günlük önerilen kullanım dozu miktarında (g/gün) tüketmek gerekmektedir[3]

 

 

 

[1] Aydemir, E. H. (2013). Deri yaşlanması. Okmeydanı Tıp Dergisi29(2), 89-93.

[2] Sibilla, S., Godfrey, M., Brewer, S., Budh-Raja, A., & Genovese, L. (2015). An overview of the beneficial effects of hydrolysed collagen as a nutraceutical on skin properties: Scientific background and clinical studies. The Open Nutraceuticals Journal8(1).

[3] Bilek, S. E., & Bayram, S. K. (2015). Kolajen Hidrolizatının Fonksiyonel Bir Bileşen Olarak Gıda Endüstrisinde Kullanılması. Akademik Gıda13(4), 327-334.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir