Sporcular nasıl beslenir?


+ Merhaba herkese, bugün Türkiye’nin en hızlı koşan adamıyla bir aradayız. Sevgili Üzeyir ile birlikteyiz. Milli atlet mi diyelim, maratoncu mu diyelim, ne diyelim, seni nasıl tanımlayalım, nasıl anlatalım?

– Merhabalar, bütün tanımlara uyabilir aslında çünkü yaptığım bütün branşlara hitap ediyor bu. Milli sporcuyum, maratoncuyum, sporcuyum, “kaçan adam” diyorlar, “koşan adam” diyorlar her türlü tabir oturuyor çünkü işim koşuyla ilgili olduğu için.

+ Peki bu muazzam performans için muazzam çalışma disiplini gerekiyor değil mi?
– Kesinlikle bizim işimizde disiplin olmazsa olmaz. Plan olmazsa olmaz, zaten bunlar olmadığında iyi sporcu olamıyorsun, bu düzeye gelemiyorsun. İpin ucunu kaçırdığın an sakatlık veya performans düşüklüğü burdayım diyor.

+Mükemmel başarı için içinde bulunduğumuz mükemmel vücudu da en iyi şekilde kullanmak gerekiyor, dolayısıyla ona çok iyi bakmak gerekiyor. Siz nasıl bakıyorsunuz?
– Kesinlikle, sesin ne kadar yüksek olursa yankın da o kadar iyi gelir. Kendi vücuduna nasıl bakabiliyorsan, vücut da sana o şekil verebiliyor. Uykun çok iyi olmak zorunda, beslenme olmazsa olmazın ve saatlerini kaçırmaman lazım ve inanıyorsan yaptığın işe başarı zaten kendisi geliyor.

+ Çok düzenli ve istikrarlı olması gerekiyor ve galiba bu yarış takvimi ve dönemsel mevsimsel bir şey değil bunu hayat biçimi olarak düşünmek ve buna göre yaşamak lazım değil mi, özellikle beslenme kısmında?

-Kesinlikle, beslenme ve antrenman şart. Bizim işimiz doğayla. Çünkü yazın sıcağında, kışın soğuğunda, nankör bir spor yaptığımız için her gün bunu tekrarlamamız lazım ve bunun için ne kadar kaliteli beslenirsen o kadar kaliteli antrenman çıkarırsın ve ikisini birleştirdiğin zaman %50 %50 o zaman başarı geliyor.

+Nasıl tanımlıyorsunuz kaliteli beslenmeyi, nedir kaliteli beslenme sizce?
–  Kaliteli beslenme için şunu söyleyeyim, bir insanın alabileceği günlük maksimum kalori ve protein işte karbonhidrat vs bellidir. Bizim bunun için en doğal hangisi, vücut için en az yıkım yapabilecek hangisi, hangisi bizim vücudumuzu daha çabuk toparlayabilir, depoları doldurabiliriz onun için gerekirse zaman zaman diyetisyenlerle çalışıyoruz, gerekirse kendi sırtımızı kendimiz kaşıyıp belirli kişilerin biyografilerini makalelerini araştırıp belli yerleri takip edip kendimize uyarlıyoruz. Birazcık kendi masalımızı kendimiz yazıyoruz.

+Kaliteli beslenmede merak ettiğim bir şey var, mesela farklı beslenme gruplarının miktarlarının ayarlanması, kaynaklarının seçilmesi, bunu siz yapıyorsunuz ya da diyetisyeninizle birlikte yapıyorsunuz.
– Kesinlikle, diyetisyenin olmadığı yerlerde, örneğin Afrika kampını örnek vereyim, gidiyorum ben etin en tazesi neresi, koyunu gerekirse kendim alıp kendim kestiriyorum ve dolaplarıma öğün öğün alabileceğim maksimum miktarlara göre ayırıyorum. Protein sindirimi biraz daha fazla olduğu için karaciğeri biraz daha fazla yoruyor. Bizim amacımız yarışa en temiz nasıl çıkabiliriz. En rahat en free nasıl çıkabiliriz diye. Eti kesiyoruz biraz, ete yakın ne var, tavuk veya baklagil tarzı. Proteini biraz öyle almaya çalışıyoruz ki sindirimi fazla olsun.

+ Akıllı gıdalarla beslenmeniz gerekiyor o zaman, yani miktarından protein miktarından kendi miktarından bağımsız aslında verimli vücuda çok verimli olması gereken gıdalardan bahsediyoruz. Kendimize yakışanı aramaya çalışıyoruz.
– Kesinlikle bunu deneme yanılma yoluyla yapmaya çalışıyoruz. Sistem belli. İşte yıkımı önlemek için sonrasında protein alıyoruz ya veya işte öncesinde karbonhidrat ama hangi karbonhidrat bana iyi geliyor onu bilmem lazım, hangisi iyiyse onu seçiyorum kendime onu kullanıyorum çünkü bizler risk almıyoruz çünkü deneye deneye yapıyoruz bunu antrenmanlarda riski sadece antrenmanda alıyoruz yarış için risk bizim için kötü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir